İçindekiler
1. BE GOING TO (Acak/Ecek)
Gelecek zaman için kullandığımız bu yapıyı iki temel durumda kullanırız:
A. Niyet ve Planlar (Intentions & Plans)
Gelecekle ilgili önceden tasarladığımız, yapmaya niyetlendiğimiz eylemleri anlatır. Henüz saati veya mekanı kesinleşmemiş olsa bile, kafamızda o işi yapmaya karar vermişizdir.
I am going to study medicine. (Tıp okuyacağım. - Niyetim bu.)
She is going to buy a new car next year. (Gelecek yıl yeni bir araba alacak.)
B. Kanıta Dayalı Güçlü Tahminler (Predictions with Evidence)
Eğer elimizde bir olayın gerçekleşeceğine dair güçlü bir kanıt veya ipucu varsa "Will" yerine "Be going to" kullanırız. Olayın gerçekleşmesi neredeyse kesindir.
Look at the black clouds! It is going to rain. (Kara bulutlara bak! Yağmur yağacak. - Bulutlar kanıttır.)
Watch out! You are going to fall. (Dikkat et! Düşeceksin. - Dengesini kaybettiğini görüyorum.)
2. PRESENT CONTINUOUS TENSE (Şimdiki Zaman)
Normalde "şu an yaptığımız işleri" anlatan bu zamanı, gelecek zamanda kesinleşmiş planlar ve ayarlamalar (Arrangements) için de kullanırız.
I am meeting Jane at 8 o'clock tonight. (Bu gece saat 8'de Jane ile buluşuyorum. - Saat belli, sözleştik.)
We are flying to London tomorrow morning. (Yarın sabah Londra'ya uçuyoruz. Biletler alındı, kesin.)
My brother is seeing the dentist this afternoon. (Kardeşim bu öğleden sonra dişçiye gidiyor. Randevusu var.)
3. FUTURE SIMPLE: WILL (Acak/Ecek)
"Will" yapısını planlanmamış durumlar ve kişisel tahminler için kullanırız.
A. Anlık Kararlar (Spontaneous Decisions)
Konuşma anında verdiğimiz, önceden planlanmamış kararlar.
Durum: Kapı çalıyor.
Karar: I will open the door. (Kapıyı ben açarım. O an karar verdi.)
Durum: Restoranda sipariş veriyorsun.
Karar: I will have a pizza, please. (Bir pizza alayım lütfen.)
B. Kişisel Tahminler (Predictions without Evidence)
Herhangi bir kanıta dayanmayan, tamamen kendi düşüncemiz veya umudumuz olan tahminler. Genellikle "I think, I hope, I believe, I am sure" ifadeleriyle kullanılır.
I think people will live on Mars in the future. (Bence gelecekte insanlar Mars'ta yaşayacak.)
I hope she will come to the party. (Umarım partiye gelir.)
4. SIMPLE PRESENT TENSE (Geniş Zaman)
Normalde genel doğruları anlatan Geniş Zaman, gelecekte gerçekleşecek programlı olaylar (Timetables/Schedules) için kullanılır.
The bus to Ankara leaves at 10:00 pm. (Ankara otobüsü saat 22:00'de kalkar/kalkıyor.)
The concert starts at 20:30. (Konser 20:30'da başlar.)
5. Summary Table (Zamanların Karşılaştırmalı Özeti)
| Amaç / Durum | Kullanılacak Zaman | İpucu Kelimeler | Örnek Cümle |
|---|---|---|---|
| Niyet / Kanıtlı Tahmin | Be Going To | plan, decide, Look at...! | "Bulutlar kara, yağmur yağacak." |
| Kesin Plan / Randevu | Present Continuous | tonight, at 3 pm, next week | "Yarın 3'te Ali ile buluşuyorum." |
| Anlık Karar / Şahsi Görüş | Will | I think, I hope, I promise | "Kapı çaldı, ben bakarım." |
| Resmi Program / Saat | Simple Present | start, finish, leave, depart | "Uçak 9'da kalkar." |
6. Idioms & Proverbs (Deyim ve Atasözü)
To put off (Deyim): Ertelemek (to delay).
"Teacher, can you put off the exam?" (Öğretmenim, sınavı erteleyebilir misiniz?)
Never put off until tomorrow what you can do today. (Atasözü):
Bugünün işini yarına bırakma.
Intonation (Tonlama)
Falling Intonation (↘): Bilgi sorularında (What, Where, When vb.) ses tonu cümle sonunda düşer.
Henuz yorum yapilmamis. Ilk yorumu siz yapin!
Yorum yapmak icin giris yapin veya uye olun.