← Geri Dön

Conditionals – Types


Conditionals
Conditionals
Özcan TOKÖZ Teaching Materials
Part 1: The Essentials

"If" Clauses (Koşul Cümleleri)

İngilizcede bir eylemin gerçekleşmesinin başka bir eyleme bağlı olduğu durumları anlatmak için koşul cümleleri (Conditionals) kullanırız.

Bir koşul cümlesi iki temel kısımdan oluşur:

If Clause (Yan Cümle) Koşulu belirtir (Eğer...)

If he comes early,

Main Clause (Temel Cümle) Sonucu belirtir (...olacak)

we will go out for a walk.

Kritik Kural: Cümleye "If" clause ile başlarsanız, temel cümleye geçerken virgül kullanmalısınız. Temel cümle ile başlarsanız virgül kullanılmaz.

Type 0: General Truths

Bilimsel gerçekler, genel doğrular ve değişmez sonuçları ifade ederken kullanılır.

If + Simple Present Simple Present
If you boil water, it evaporates. Eğer suyu kaynatırsan, buharlaşır. (Bilimsel)
If I get hungry, I usually eat biscuits. Acıkırsam genelde bisküvi yerim. (Alışkanlık)

Type 1: True in Present or Future

İçinde bulunduğumuz anda veya gelecekte, belirli bir koşul yerine gelirse gerçekleşmesi muhtemel olayları anlatır.

If + Simple Present Will + V1
If it doesn't rain tomorrow, we will go on a picnic. Yarın yağmur yağmazsa pikniğe gideceğiz.
If she passes the exam, her life will change. Sınavı geçerse hayatı değişecek.

Type 1: Tense Varyasyonları (İleri Seviye)

Type 1 sadece "Simple Present + Will" değildir. Anlama göre farklı modallar ve zamanlar kullanılabilir.

Main Clause Alternatifleri Örnek
Modals (May, Can, Should) If you finish early, you can leave. (İzin)
Imperative (Emir) If you see him, tell him to call me.
Present Continuous If she is hired, she will be working here next month.
Future Perfect If I start now, I will have finished by noon.

Type 2: Untrue (Contrary to Fact) in Present

Şu anki gerçek durumun tersini hayal ederken kullanılır. Olayın gerçekleşme ihtimali yoktur veya çok düşüktür (Hayali durumlar).

If + Simple Past Would + V1
Önemli: "Be" fiili kullanıldığında, tüm özneler (I, He, She, It dahil) için genellikle "were" kullanılır.
If I were rich, I would travel the world. Zengin olsaydım (değilim), dünyayı gezerdim.
If I knew French, I could help you. Fransızca bilseydim (bilmiyorum), yardım edebilirdim.

Type 2: Varyasyonlar

Anlamı güçlendirmek için "Would" yerine farklı yapılar kullanılabilir.

Could / Might: Yetenek veya düşük olasılık belirtir. If the prices weren't so high, we might go on holiday. (Belki giderdik)
Would be doing: O anda devam eden hayali eylem. If I were on holiday, I would be swimming right now. (Şu an yüzüyor olurdum)

Type 3: Untrue in the Past

Geçmişte olmuş bitmiş olayların tersini düşünmek, pişmanlıkları veya "şöyle olsaydı, böyle olurdu" şeklindeki eleştirileri ifade etmek için kullanılır.

If + Past Perfect (had V3) Would have + V3
If she had studied, she would have passed. Çalışsaydı (çalışmadı), geçerdi (geçemedi).
If you had warned me, I wouldn't have made a mistake. Beni uyarsaydın hata yapmazdım.

Type 3 Varyasyonları

Temel cümlede could have V3 (yapabilirdi) veya might have V3 (belki yapardı) kullanılabilir.

If he hadn't been nervous, he could have passed the driving test. Heyecanlanmasaydı, ehliyet sınavını geçebilirdi (yeteneği vardı).

Interactive Quiz

Score: 0/0

Henuz yorum yapilmamis. Ilk yorumu siz yapin!

×