← Geri Dön

Ders 8: Öğrenme Psikolojisi 1 — Davranışçı Kuramlar


AGS Eğitim Bilimleri 08 - Öğrenme Psikolojisi 1: Davranışçı Kuramlar
2026 AGS Hazırlık • Eğitim Bilimleri

Ders 8: Öğrenme Psikolojisi 1 — Davranışçı Kuramlar

Bu derste öğrenme psikolojisinin en temel başlıklarından biri olan davranışçı kuramları ele alacağız. Amaç; klasik koşullanma, edimsel koşullanma, bitişiklik, pekiştirme, ceza, sönme ve genelleme gibi kavramları birbirine karıştırmadan öğrenmek. Bu konu özellikle örnek olay sorularında çok sık karşına çıkacak.

Detaylı konu anlatımı Kavram ayrımları net Ders sonu mini test

Ders hedefleri

Bu dersin sonunda şunları net biçimde yapabiliyor olman gerekiyor:

  • Klasik koşullanma ile edimsel koşullanmayı birbirine karıştırmadan ayırabilmek,
  • Pekiştirme ve ceza türlerini soru içinde verilen örneklerden tanıyabilmek,
  • Sönme, genelleme, ayırt etme ve bitişiklik kavramlarını örnek olay üzerinden yorumlayabilmek.
Bu dersten beklenen asıl kazanım Davranışçı kuramlarda en büyük hata kavram ezberi yapıp örnek olayda tökezlemektir. Burada amaç, davranışın nasıl ortaya çıktığını ve nasıl sürdürüldüğünü mantığıyla anlamandır.

Konu neden önemli?

Öğrenme psikolojisi içinde davranışçı kuramlar, okul ortamında davranış değiştirme uygulamalarının temelini oluşturur. Sınıfta ödül verme, istenmeyen davranışı azaltma, pekiştireç kullanma, alışkanlık oluşturma, korku ya da kaçınma davranışı geliştirme gibi birçok durum davranışçı yaklaşımın bakış açısıyla açıklanabilir.

AGS’de bu başlık çok sık olarak kısa örnek olaylarla sorulur. Örneğin öğretmenin bir öğrenciyi aferin diyerek motive etmesi, öğrencinin zil sesini duyunca heyecanlanması, davranışın ödül sonrası artması veya görmezden gelinince azalması gibi örnekler bu konunun alanına girer.

Kısa sınav notu Bu konu çoğu zaman “hangi kuram?” sorusundan çok, “hangi süreç işliyor?” biçiminde ölçülür.

Davranışçı yaklaşım nedir?

Davranışçı yaklaşım, öğrenmeyi gözlenebilir davranış değişikliği olarak ele alır. Bu görüşe göre öğrenmenin anlaşılabilmesi için doğrudan gözlenebilen tepki ve uyarıcılara odaklanmak gerekir.

Davranışçılara göre çevre, öğrenme üzerinde çok güçlü bir etkiye sahiptir. Bireyin hangi davranışı göstereceği; hangi uyarıcılarla karşılaştığına ve bu davranıştan sonra ne gibi sonuçlar yaşadığına bağlı olarak değişebilir.

Ana fikir Davranışçı yaklaşımda öğrenme, çoğu zaman uyarıcı-tepki ilişkisi ve davranışın sonuçları üzerinden açıklanır.

Klasik koşullanma

Klasik koşullanma daha çok istem dışı, otomatik ve refleksif tepkilerle ilgilidir. Pavlov’un köpekler üzerinde yaptığı çalışmalar bu konunun klasik örneğidir.

Doğal olarak tepki oluşturan bir uyarıcı, başlangıçta nötr olan başka bir uyarıcıyla tekrar tekrar eşleştirildiğinde, bir süre sonra nötr uyarıcı da aynı tepkiyi oluşturabilir. İşte bu süreç klasik koşullanmadır.

Basit mantık

Başlangıçta
Yemek salya oluşturur; zil tek başına oluşturmaz.
Eşleştirme sürecinde
Zil ile yemek birlikte verilir.
Sonuçta
Bir süre sonra zil tek başına da salya oluşturur.
Kısa kodlama Klasik koşullanma = istemsiz tepki + uyarıcı eşleştirme

Klasik koşullanma kavramları

Koşulsuz uyarıcı

Doğal olarak tepki oluşturan uyarıcıdır. Örneğin yemek.

Koşulsuz tepki

Koşulsuz uyarıcının doğal biçimde ortaya çıkardığı tepkidir. Örneğin yemeğe karşı salya.

Nötr uyarıcı

Başlangıçta anlam taşımayan ve istenen tepkiyi doğurmayan uyarıcıdır. Örneğin zil sesi.

Koşullu uyarıcı

Eşleştirme sonrasında tepki oluşturmaya başlayan uyarıcıdır. Yani artık zil sesi.

Koşullu tepki

Koşullu uyarıcının oluşturduğu öğrenilmiş tepkidir.

Kavram Anlamı Örnek
Koşulsuz uyarıcı Doğal olarak tepki oluşturan uyarıcı Yemek
Koşulsuz tepki Doğal tepki Salyanın akması
Nötr uyarıcı Başta etkisiz olan uyarıcı Zil
Koşullu uyarıcı Öğrenme sonrası tepki doğuran uyarıcı Zil sesi
Koşullu tepki Öğrenilmiş tepki Zile salya

Edimsel koşullanma

Edimsel koşullanma, Skinner ile anılır ve davranışın sonucuna odaklanır. Burada önemli olan şey, bireyin yaptığı davranıştan sonra ne olduğudur.

Eğer davranıştan sonra birey için olumlu bir sonuç ortaya çıkıyorsa o davranışın tekrarlanma olasılığı artar. Davranış olumsuz sonuçlar doğuruyorsa ya da beklenen sonuç gelmiyorsa davranış azalabilir.

En kritik ayrım Klasik koşullanma daha çok istemsiz tepkilerle ilgilenir. Edimsel koşullanma ise bireyin yaptığı davranışın sonuçlarıyla ilgilenir.
Kısa kodlama Edimsel koşullanma = davranış + sonuç

Pekiştirme

Pekiştirme, bir davranışın tekrar edilme olasılığını artıran sonuçtur. Burada önemli olan şey, davranışın güçlenmesidir.

Olumlu pekiştirme

Davranıştan sonra bireyin hoşuna giden bir uyarıcının verilmesidir. Örneğin öğrencinin doğru cevabından sonra öğretmenin aferin demesi.

Olumsuz pekiştirme

Davranıştan sonra bireyin hoşlanmadığı bir durumun ortadan kaldırılmasıdır. Örneğin ödevini bitiren öğrencinin ek sorulardan muaf tutulması.

En sık yapılan hata Olumsuz pekiştirme ceza değildir. Çünkü burada amaç davranışı azaltmak değil, artırmaktır.
Tür Ne olur? Davranış üzerindeki etkisi
Olumlu pekiştirme Hoşa giden bir şey eklenir Davranış artar
Olumsuz pekiştirme Rahatsız eden bir şey kaldırılır Davranış artar

Ceza

Ceza, bir davranışın tekrar edilme olasılığını azaltmayı amaçlayan sonuçtur. Ceza verildiğinde hedef davranışın zayıflamasıdır.

Birinci tür ceza

Davranıştan sonra bireyin hoşlanmadığı bir uyarıcı verilmesidir. Örneğin gürültü yapan öğrenciye sert uyarıda bulunmak.

İkinci tür ceza

Davranıştan sonra bireyin hoşlandığı bir şeyin ortamdan çekilmesidir. Örneğin kurala uymayan öğrencinin oyun süresinin azaltılması.

Unutma Cezanın amacı davranışı azaltmaktır. Pekiştirmenin amacı ise davranışı artırmaktır.

Sönme, genelleme ve ayırt etme

Sönme

Pekiştirilmeyen ya da beklenen sonucu doğurmayan davranışın zamanla azalmasıdır. Örneğin dikkat çekmek için konuşan öğrenci görmezden gelindiğinde bir süre sonra bu davranışı bırakabilir.

Genelleme

Öğrenilen tepkinin benzer uyarıcılara da gösterilmesidir. Örneğin köpekten korkan çocuğun benzer görünen başka hayvanlardan da korkması.

Ayırt etme

Bireyin benzer uyarıcılar arasında farkı öğrenmesi ve yalnızca belirli uyarıcıya tepki vermesidir.

Kısa kodlama Sönme = davranışın azalması
Genelleme = benzerine de tepki verme
Ayırt etme = farkı öğrenme

Bitişiklik kuramı

Bitişiklik, uyarıcı ile tepkinin yakın zaman içinde birlikte bulunmasının öğrenmede etkili olduğunu vurgular. Özellikle Guthrie ile ilişkilendirilen bu yaklaşımda, bir davranışın öğrenilmesi için uyarıcı-tepki yakınlığı önemlidir.

Bu yaklaşımda tekrar ve zamansal yakınlık öne çıkar. Yani belli bir uyarıcıyla karşılaşınca verilen tepki, o anda birbirine bağlanır ve sonraki durumlarda benzer biçimde ortaya çıkabilir.

Sınavda nasıl görünür? Aynı anda ya da art arda yaşanan uyarıcı-tepki eşleşmesi vurgulanıyorsa bitişiklik düşünülmelidir.

Davranışçı süreçleri birlikte karşılaştırma

Kavram / Kuram Odak noktası Temel soru
Klasik koşullanma Uyarıcı eşleştirmesi Bu tepki hangi uyarıcıya bağlandı?
Edimsel koşullanma Davranışın sonucu Davranıştan sonra ne oldu?
Pekiştirme Davranışı artırma Bu davranış neden arttı?
Ceza Davranışı azaltma Bu davranış neden azaldı?
Sönme Pekiştirme kesilince azalma Destek görmeyen davranış ne oldu?
Genelleme Benzer uyarıcılara yayılma Benzer durumda da aynı tepki verildi mi?
Ayırt etme Uyarıcılar arasında fark görme Hangisine tepki verilip hangisine verilmedi?

Sınavda bu konu nasıl sorulur?

1. Klasik ve edimsel koşullanma ayrımı

Eğer örnekte otomatik bir tepki ve uyarıcı eşleştirmesi varsa klasik koşullanma düşünülür. Eğer davranışın ardından ödül, ceza ya da sonuç üzerinden bir değişim varsa edimsel koşullanma daha uygundur.

2. Pekiştirme-ceza karışıklığı

Soruda davranış artıyorsa pekiştirme, davranış azalıyorsa ceza ya da sönme çizgisi aranmalıdır.

3. Olumsuz pekiştirme tuzağı

Bir şeyin ortamdan kaldırılması otomatik olarak ceza değildir. Eğer bu kaldırma davranışı artırıyorsa olumsuz pekiştirmedir.

Soru çözme taktiği Önce şu soruyu sor: burada istemsiz tepki mi var, yapılan davranış mı var, davranış artıyor mu azalıyor mu? Bu üçlü ayrım sorunun yarısını çözer.

Sık karıştırılanlar

1. Klasik koşullanma ve edimsel koşullanma

Klasik koşullanma daha çok otomatik tepkiler ve uyarıcı eşleştirmesiyle ilgilidir. Edimsel koşullanma ise davranışın sonuçlarıyla ilgilidir.

2. Olumsuz pekiştirme ve ceza

Olumsuz pekiştirmede rahatsız edici şey kaldırılır ve davranış artar. Cezada ise davranış azaltılmak istenir.

3. Sönme ve ceza

Sönmede davranış genellikle pekiştirme kesildiği için zamanla azalır. Cezada ise davranışı azaltmak için doğrudan bir yaptırım uygulanır.

Hızlı tekrar etiketleri Uyarıcı eşleştirme = Klasik koşullanma Davranışın sonucu = Edimsel koşullanma Davranış artar = Pekiştirme Davranış azalır = Ceza / sönme Benzerine tepki = Genelleme

Ders sonu mini test

1) Bir öğrencinin sınavdan önce duyduğu zil sesini zamanla kaygıyla ilişkilendirip yalnızca zil sesini duyduğunda da heyecanlanması aşağıdakilerden hangisiyle daha çok açıklanır?

A) Klasik koşullanma
B) Edimsel koşullanma
C) Kavrayarak öğrenme
D) Model alma

2) Öğretmenin derse düzenli katılan öğrencilere artı puan vermesi sonucu bu davranışın artması aşağıdaki kavramlardan hangisiyle daha doğrudan ilişkilidir?

A) Sönme
B) Ayırt etme
C) Olumlu pekiştirme
D) İkinci tür ceza

3) Bir öğrenci ödevini yaptığı için sürekli aldığı uyarıların kaldırılması sonucu ödev yapma davranışını artırıyorsa bu durum aşağıdakilerden hangisidir?

A) Birinci tür ceza
B) Sönme
C) Genelleme
D) Olumsuz pekiştirme

4) Dikkat çekmek için sürekli konuşan bir öğrencinin bu davranışı öğretmen tarafından hiç ilgi görmeyince zamanla azalırsa bu durum aşağıdakilerden hangisidir?

A) Genelleme
B) Sönme
C) Olumlu pekiştirme
D) Ayırt etme
Ders kapanış özeti Bu dersten tek satırlık özet çıkaracaksan şöyle çıkar: klasik koşullanma uyarıcı eşleştirmesine, edimsel koşullanma davranışın sonucuna dayanır; pekiştirme davranışı artırır, ceza ve sönme ise azaltır.

Henuz yorum yapilmamis. Ilk yorumu siz yapin!

×