| Doğum | Cemalettin Seber 1931 Erzincan , Türkiye |
|---|---|
| Ölüm | 9 Ocak 1990 (59 yaşında) İstanbul , Türkiye |
| Defin yeri | Kulaksız Mezarlığı , İstanbul |
| Meslek | Şair · yazar · çevirmen · devlet memuru |
| Eğitim | Siyasal Bilgiler Fakültesi , Ankara |
| Dönem | İkinci Yeni |
| Önemli eser | Üvercinka |
| Evlilik | Seniha Seber ( e. 1954; b. 1962) Zühal Tekkanat ( e. 1967; b. 1975) Güngör Demiray ( e. 1975; b. 1975) Birsen Sağnak ( e. 1980; ö. 1990) |
| Partner | Tomris Uyar (1964-1967) |
| Çocuklar | 2 |
Bir halk deyimi içindeki kelimeler o deyimdeki anlam dizisinde kaynaşmışlardır. O kelimelerden o deyimlerdekinden ayrı işlemler, ayrı güçler aramayın artık. Çünkü donmuşlardır. Tek yönlüdürler. İşlemleri, güçleri, bir bakıma uyandıracakları çağrışımlar bellidir. Ne olsa değişmeyecektir. Bu kelimelerin meydana getireceği şiirlerle, mısralardan meydana gelen şiirler arasında pek büyük bir ayrılık göremiyorum. Çünkü ikisinde de şairin işi kelimelerle değli, kelime bloklarıyla oluyor. Oysa Braque’m resim üstüne söylediklerini şiire uygulamakta bir sakınca görmeyerek diyorum ki: Şiirde asıl olan ‘hikâye etmek’ değil, kelimeler arasında kurulacak ‘şiirsel yük’tür; Braque’m lafıyla anekdotik değil, poetik. Çıkış noktamızı buradan alırsak, dosdoğru, folklorun şiir için kaçınılması gereken bir tehlike olduğu sonucuna varabiliriz. İşin nedeni şurada: Halk deyimlerinde yerleşmiş, birbirine bağlanmış kelimeler arasında yeni bir yük, yeni bir bağıntı kurmak söz konusu olamaz. Nasıl olsun ki, bu kelimeler zaten kıpırdamaz bir
……….
……….
Henuz yorum yapilmamis. Ilk yorumu siz yapin!
Yorum yapmak icin giris yapin veya uye olun.