| Doğum | Ahmed Necib 26 Mayıs 1904 ( 1904-05-26 ) İstanbul , Osmanlı İmparatorluğu |
|---|---|
| Ölüm | 25 Mayıs 1983 (78 yaşında) İstanbul , Türkiye |
| Defin yeri | Eyüpsultan Mezarlığı , İstanbul 41°03′04″N 28°55′57″E / 41.05123237135737°K 28.932487400005552°D / 41.05123237135737; 28.932487400005552 |
| Takma ad | Üstad · Kaldırımlar Şairi · Sultanu'ş Şuara |
| Meslek | Şair · yazar · oyun yazarı |
| Dil | Türkçe |
| İkamet | İstanbul |
| Milliyet | Türk |
| Vatandaşlık | Türkiye |
| Eğitim | İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi |
| Dönem | Cumhuriyet dönemi |
| Konu | İnsan · Tasavvuf |
| Edebî akım | Mistisizm |
| Önemli eser | Çile (1962) · Bir Adam Yaratmak (1937) · İdeolocya Örgüsü (1959) · O ve Ben (1974). |
| Önemli ödülleri | Kültür Bakanlığı Büyük Ödülü'nü (1980), · İman ve İslam Atlası adlı eseriyle fikir dalında Millî Kültür Vakfı Armağanı'nı (1981), · Türkiye Yazarlar Birliği Üstün Hizmet Ödülü'nü (1982). |
| Etkin yılları | 1925-1983 |
| Evlilik | Neslihan Kısakürek ( e. 1941; ö. 1983) |
| Çocuklar | 5 |
Kalk, arkadaş, gidelim
Dereler yoldaşımız,
Dağlar omuzdaşımız.
Dünyayı seyredelim,
Şehirlerin dışından.
Esmerden, sarısından,
Kaçalım, kurtulalım
Haydi yürü, bulalım,
Kat kat çıkmış evlerin,
O cam gözlü devlerin
Gizlediği alemi
Bir tüy gibi yel alsın,
Bir dal gibi sel alsın,
Bizden, menhus elemi.
Attığımız naralar,
Yol açsın karanlıkta.
Çeksin bizi mağaralar,
Bir derin ormanlıkta.
Öttürüp sert bir islik,
Yılanları çağralim.
Peşinden çığlık çığlık,
Çakallara bağralım,
Otelim baykuşlarla.
Kızıl aksam üstleri,
Hicret eden kuşlarla,
Sema, deniz ve yeri,
Çepçevre, iklim, iklim
Dolaşalım, gezelim
Yollar bizden bir izdir,
Ne duysak sesimizdir,
Ne görsek benzer bize.
Hiç şaşmayan bir saat
Gibi isler tabiat,
Uyarak kalbimize
Mevsimler boğum boğum,
Zamanın ipliğinde.
Başı görünmez doğum,
Sonu ölçülmez hayat...
Hayvan, nebat ve cemaat,
Hepsi ilk gençliğinde.
Ölen olur, yıpranmaz;
Giden gider, aranmaz.
Böyle geçer ömrümüz,
Bir gün gelir, oluruz.
Haberimiz olmadan.
Ve o zaman, o zaman,
Hayat neymiş görürsün
Bırak, keyfini sursun,
Şehirlerin, köleler
Yeter bizi tuttuğu
Tükensin velveleler
Kalk arkadaş, gidelim
İnsanin unuttuğu
Allah’ı zikredelim;
Gül ve sümbül hırkamız,
Sulular, kuşlar, halkamız...
Henuz yorum yapilmamis. Ilk yorumu siz yapin!
Yorum yapmak icin giris yapin veya uye olun.